Yıllardır günlük fiziksel aktivitenin temel ölçütü olarak görülen "10 bin adım" hedefinin, bilimsel bir zorunluluktan çok geçmişten kalan bir pazarlama stratejisine dayandığı ve kalp sağlığı için tek kriter olmadığı belirtiliyor.
Güncel araştırmalar, kalp sağlığını korumada toplam adım sayısının yanı sıra hareketin yoğunluğu ve süresinin de belirleyici olduğunu gösteriyor.
7 BİN ADIMA İŞARET EDİLİYOR
Geniş kapsamlı bir meta-analize göre günlük adım sayısı ile genel sağlık göstergeleri arasında doğru orantı bulunuyor. Ancak kardiyovasküler hastalık riskindeki düşüşün günde 5 bin ila 7 bin adım seviyelerinde belirginleştiği, bu noktadan sonra ise ivmenin yatay bir seyir izlediği kaydediliyor.
Günde 7 bin adıma ulaşmanın, 2 bin adıma kıyasla kalp hastalığı riskini anlamlı ölçüde azalttığı tespit edildi. Araştırmacılar, bu verilerin kesin kurallar yerine genel gözlem sonuçlarını yansıttığına dikkat çekiyor.
ADIM SAYISI DEĞİL SÜRE ÖNEMLİ
Adım sayısının toplam hareket hacmini gösterdiğini vurgulayan uzmanlar, egzersizin şiddetinin de göz önüne alınması gerektiğini ifade ediyor. Dünya Sağlık Örgütü rehberlerinde yetişkinler için adım sayısı hedefi yerine şu öneriler yer alıyor:
- Haftalık 150 ila 300 dakika orta yoğunlukta aerobik aktivite
- Haftalık 75 ila 150 dakika yüksek yoğunlukta aerobik aktivite
78 bin 500 yetişkinin takip edildiği bir diğer çalışmada ise adım sayısındaki artışın kardiyovasküler olay riskini düşürdüğü, tempolu yürüyüşün ise toplam adım sayısından bağımsız olarak ek fayda sağladığı saptandı.
BÖLÜNMÜŞ HAREKETSİZLİK VE TEMPOLU YÜRÜYÜŞ
Kalp sağlığını desteklemek için ağır egzersiz programlarının zorunlu olmadığını belirten uzmanlar, günlük rutinler içindeki tempolu yürüyüşlerin ve uzun süreli oturma sürelerinin kısa yürüyüş molalarıyla bölününmesinin sedanter yaşamın olumsuz etkilerini azalttığını bildiriyor.
Egzersize yeni başlayacak kişilere ise şu tavsiyelerde bulunuluyor:
- Isınma hareketlerini ihmal etmemek
- Tempoyu kademeli olarak artırmak