Modi, yakın müttefiki Putin'e neden savaşı bitirme çağrısı yaptı?

Can Öztürk
Can Öztürk

Kültür-sanat yazarı ve editör

| | 3 dk okuma (594 kelime)
Modi, yakın müttefiki Putin'e neden savaşı bitirme çağrısı yaptı?

Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin barış çağrısı, Moskova ile ilişkilerde bir kopuştan çok Delhi'nin uzun süredir izlediği denge politikasının devamı olarak görülüyor.

Hindistan Başbakanı Narendra Modi, yakın müttefiki Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e Ukrayna'daki savaşı sona erdirme çağrısında bulundu.

Modi, 31 Ağustos'taki açıklamasında, savaşta geçirilen her günün insanlığı geriye götürdüğünü söyledi. Barış için atılan her adımın ise insanlığa yeni bir umut ve coşku verdiğini belirtti.

Hindistan ekonomisi, Rusya'dan alınan indirimli petrole önemli ölçüde bağımlı durumda. Buna rağmen Modi, Rusya'nın 2022'de Ukrayna'ya yönelik işgalini başlatmasından bu yana Putin'e benzer çağrılar yaptı.

Modi'nin son açıklaması, Hindistan'ın dış politikasında yeni ve ani bir değişiklik olduğu anlamına gelmiyor. Hindistan Başbakanı, savaşın başlamasının üzerinden bir yıl bile geçmeden düzenlenen bölgesel bir zirvede Putin'e açık biçimde, “Şimdi savaş zamanı değil” demişti.

Ancak bu sözleri, Putin'in ya da Rusya'nın bütün stratejisinin reddedilmesi olarak değerlendirmek durumu fazla basitleştirebilir.

Batılı ülkeler, Hindistan'ın savaş konusunda daha net bir tutum alması için Modi yönetimine yoğun baskı yaptı. Delhi ise büyük ölçüde tarafsız kalmayı tercih etti. Hindistan, taraf seçmek yerine savaşın diyalog ve müzakere yoluyla sona erdirilmesini savundu.

Bu yaklaşım birçok Batı ülkesini memnun etmedi. Yine de Hindistan'ın büyük ve hızla büyüyen ekonomisi nedeniyle Delhi ile ilişkiler önemini korudu.

Bu nedenle Modi'nin barış çağrısının yalnızca başka ülkeleri memnun etmeyi amaçladığını söylemek zor. Açıklama, Hindistan'ın uzun süredir sürdürdüğü stratejik özerklik politikasıyla uyum gösteriyor.

Modi'nin bu kadar açık konuşabilmesinin temelinde Rusya ile Hindistan arasındaki uzun yıllara dayanan ilişkiler bulunuyor. İki ülke, uluslararası gelişmelere zaman zaman farklı açılardan baksa da birlikte çalışmanın yollarını bulmayı sürdürdü.

Hindistan son 30 yılda Avrupa ve ABD ile daha yakın ilişkiler kurdu. Buna rağmen Rusya, Delhi'nin en güçlü ortaklarından biri olarak kaldı.

Hindistan; Rusya ve Çin ile birlikte BRICS'in kurucu üyeleri arasında yer alıyor. Üç ülke aynı zamanda Şanghay İşbirliği Örgütü içinde de bulunuyor.

Öte yandan Delhi, Avustralya, Japonya ve ABD ile Dörtlü İttifak grubunda yer alıyor. Moskova bu yakınlıktan memnun olmasa da iki ülke aralarındaki görüş ayrılıklarının ilişkileri bozmasını önlemek için çaba gösteriyor.

Rusya, Hindistan'ın savunma ithalatının yaklaşık yüzde 40'ını karşılıyor. Ayrıca Delhi'nin enerji ihtiyacı açısından istikrarlı ve önemli bir tedarikçi olmayı sürdürüyor.

Bu nedenle Modi'nin son sözlerinin Moskova ile Delhi arasında bir kırılmaya yol açması beklenmiyor. Açıklamanın Putin ve Rus diplomatlar açısından büyük bir sürpriz olmadığı da değerlendiriliyor.

Batılı çevreler ve Hindistan'daki Modi karşıtları ise başbakanın savaşa yönelik eleştirilerini daha güçlü ve daha ısrarlı biçimde dile getirmesi gerektiğini savunuyor.

Modi, ateşkes çağrısında bulunurken Putin bu sözlere, “Çok teşekkür ederim. Bu yolda ilerlemeye devam ediyoruz” karşılığını verdi.

Bu yanıt kibar olmakla birlikte açık bir takvim ya da somut bir taahhüt içermiyor. Putin'in sözünü ettiği ilerlemenin hangi hızda ve hangi yönde olacağı belirsizliğini koruyor.

Modi'nin çağrısı, yabancı bir liderin Putin'den savaşı bitirmesini istediği ilk örnek değil. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım-Cömert Tokayev de yaklaşık beş hafta önce çatışmaların dondurulmasını ve müzakere masasına dönülmesini önermişti. Putin bu önerinin ardından savaşı durdurmadı.

Şimdiye kadar yapılan barış çağrılarının Kremlin'in hesaplarını değiştirdiğine ilişkin açık bir işaret bulunmuyor.

Mevcut gelişmeler, Kremlin'in Ukrayna'da askeri başarı elde edebileceğine hâlâ inandığını gösteriyor. Moskova açısından barışa ilerlemek, Rusya'nın askeri kazanımlarla belirleyeceği şartlarda bir anlaşmaya ulaşmak anlamına geliyor olabilir.

Bu nedenle çatışmalar şimdilik devam ediyor. Dört buçuk yılı aşan savaş ve büyük askeri kayıplara rağmen Kremlin henüz kesin bir zafer elde edemedi.

Ukrayna ise saldırıları Rusya topraklarına taşıdı. Rus petrol rafinerilerine düzenlenen uzun menzilli insansız hava aracı saldırıları, ülkenin bazı bölgelerinde yakıt sıkıntısına ve benzin kuyruklarına neden oldu.

Buna karşılık Rusya da son günlerde Ukrayna'ya yönelik saldırılarını artırdı. Rus tarafında, Ukrayna'nın askeri sanayi tesisleri ile kritik altyapısına yönelik yoğun saldırılar nedeniyle zamanın Kiev'in aleyhine işlediği görüşü öne çıkıyor.

Putin bu değerlendirmeyi sürdürdüğü müddetçe, “özel askeri operasyon” olarak tanımladığı savaşa ara vermeye istekli görünmüyor. Bu tablo, Modi'nin çağrısının diplomatik açıdan önemli olsa bile kısa vadede savaşın seyrini değiştirmeyebileceğine işaret ediyor.

Yorumlar (0)